Sana verdiğim değerin göstergesiydi bu yazıyı deftere yazmak, bilgisayar yerine. Eninde sonuda bilgisayara da yazacağımı bildiğim halde. Sen, bu yazıyı burada hiç görmeyeceksin, bir kağıdın üzerinde, benim, okumakta zorlanacağın el yazımla. Ve sen bilmeyeceksin ama, bu mürekkebin kırmızısıydı, sana, seni her gördüğümde verebilmek istediğim gülün rengi. Seni arayıp da, söylemek istediklerimi toparlayamadığım için 10 dakika …
Yazarın yazıları
Oca 09 2013
gelecek
geçmiş senin olsun, sen gel, al kalemi eline, geleceğimizi birlikte yazalım… o k a n
Oca 09 2013
sonsuza kadar
hayır, sonsuza kadar değil, sadece ömrümün sonuna kadar yanımda ol,elimi tuttuğun 1 dakika,seni özleyeceğim 2 dakikayı getirir yanında. o k a n
Ara 29 2012
paradoks
ağlıyorsun, göz yaşlarının tuzu gözünü acıttığı için ağlamaya devam ediyorsun ağladığın için ağlıyorsun, nasıl bir paradoks bu? o k a n
Ara 01 2012
anlatma
anlatmadan yaşamak en güzeli. her yaşadığını anlatmaya kalktığında, “…syon”ların, “…izm”lerin içinde kaybolmak işten değil. hem zaten yaşadıklarının, inandıklarının ….izm ile biten bir adı mı olması gerekiyor? o k a n
Ara 01 2012
(başlıksız)
hangi dil anlatmaya yetkin yeterince sonsuzu? aşkı? hepliği? hiçliği? yokluğu? hayatı? peki ya ötesini? o k a n
Eyl 24 2012
pusula mı?
Pusulalara güven olmaz. Pusula sadece manyetik kuzeyi gösterir, o da hep sanıldığı gibi, sabit bir yön değildir aslında. Yani aslında pusulayı takip ederek kuzey kutbuna gidemezsin mesela. Elinde pusula da olsa, GPS de olsa, yine de nereye nasıl gideceğini asıl sen belirlersin, sen gideceğin yeri bilmiyorsan, hiç bir rehber sana yardımcı olamaz. Sen gideceğin yönü …
Eyl 22 2012
(başlıksız)
içine attıkların içinde kalır hep, orada birikir, sonra bir gün çok sıkılırsın ama sebebini bulamazsın, sebep budur işte. onun için içine atmadan önce iyi düşünmek lazım; geri dönüşü olabilecekse tamam, orada bir köşede kalsın, ama yok, geri gelmesini istemiyorsan, o zaman içine atarken shift’e basılı tutacaksın ki kalıcı olarak silinsin. o k a n
Eyl 01 2012
(başlıksız)
hayatımın duvarına, çıkmaz boyalarla yazacaktım aşkımı, sonsuza kadar sürecekti. çok heyecanlı başlamışım yazmaya, fark edemedim, “aşkım” yazacağım kadar uzun bir duvarımız yoktu, olmayacaktı hiç… o k a n
Eyl 01 2012
olmak ya da olmak
isterdim ki, henüz hangisini kullandığını bile bilmediğim parfümünün, hatta sadece teninin, hatta sadece saçlarının kokusu da derin derin içime çektiğim bu iyot kokusuna karışsın. gökyüzü yine böyle bir mavi olsun, deniz orada, karşımızda kalsın, istediği kadar dalgalansın, hatta sadece sen ol . . . o k a n
